28 Mayıs 2014 Çarşamba

EL İŞLERİ HİKAYEM SON BÖLÜM

Yazmaya devam etsem hobi bloğu olmaktan çıkacağım galiba:))
Kısaca :
Hayatım boyunca dört büyük kuyuya düştüm.Bazısı dipsiz gibiydi ,bazısı biraz derin  hepsi de çok soğuk hepside çok karanlık.Düştüğüm ilk kuyudan boncuklardan halat yapıp çıktım,ikinci kuyudan yünlerden üçüncü ve dördüncü kuyudan  kumaşlardan halat yapıp çıktım. Yaptığım el işleri bana bazen baba oldu ,bazen anne, bazen sevgili ,bazen en yakın arkadaş.

Evdeki hatıra kutusunda;15 -16 yaşalarında yaptığım boncuktan örme bileklikten buldum.Canım halam öğretmişti yapmayı, boncuklarımı da halam almıştı.Bir bu kalmış o günlerde yaptıklarımdan.Muhtemelende yamuk olduğu için kimseye vermemiş bir kenara koymuşum:)
 Bundan sonrasında eskiden yaptığım bir kaç şey paylaşıp  yavaş yavaş günümüze geleceğiz. Hadi bakalım beni takip edin:))

27 Mayıs 2014 Salı

EL İŞİ HİKAYEM

 Tığ aldım elime bir gün.Annemin dantel ördüğü ince tığı.Kalın yün bununla örülmüyor ki, kalın tığ lazım bana.Babaanneeee! senin lif ördüğün kalın tığ varya onu verirmisin bana... Babaanem bana tığını verdi. Alırım ben kendime dedi .hadi göster  bana tığla örmeyi.Önce zincir çekmesini öğrenmelisin dedi. Öğrendim. Metrelerce zincir çektim, onlar birbirine dolandı, sabırla açtım,  kaç kere tığımı kaybettim, küçük tabi girmediği koltuk arası düşmediği divan altı kalmadı:)))  Kaybettim üzüldüm, ağladım. Buldum sevindim.Tığ işininide az çok kavradık geriye ne kaldı? Köşede duran dikiş makinası..

 Ne kadarda güzel, ne kadarda ulaşılmaz, ellemek yasak oynamak yasak kullanmak yasak...eee nasıl olacak bu iş hem ne dikeceğim ki...ilk seferim annemin evden gittiği günlerden bir gün oldu. toz bezlerinden birşeyler dikmeye kalkışmıştım bezlerin çoğu penye dikmesi en zor kumaş türü. Çocuk aklım bilmiyor tabi .Kolu Çeviriyorum  ayağı oynatamıyorum ayağı oynatsam aynı anda kolu çeviremiyorum.İki dikişten sonra duruyor.İplik çıkıyor iğneden tekrar geçirmek ayrı bir zahmet.Bütün bunları yapmaya çalışırken lastik çıkıyor birdenbire eyvah!!! kalk ve kaç ama önce topla sağı solu ipliği iğneye geçir.bezleri çöpe at makinayı bulduğun gibi bırak ki anlamasın annen.lastikte kendi kendine çıkmıştır herhalde:) Annem anlıyor tabi anlamaz mı? Takıyor lastiği bir şey sormadan . Toz bezlerinden kumaşa geçtiğim günü dün gibi hatırlıyorum.Babanemin haca gittiğinde getirdiği siyah ipek kadife kumaş vardı annem dolabının en üstündeki hurcun içine kaldırmıştı.Oraya uzanmak cocuk boyunla zor sandalyeye çıksan da yetişmiyor.Komidini çek üstüne yastıkları koy çık üstüne uzan uzan uzan al hurcu çek aşağıya al kumaşı. Ohhh!! Etek mi yapsam bluz mu? Etek yapmıştım kendime hem de mini mi mini:)) nasıl mı?dik iki yandan oldu bitti.beli yok tabi aşağıya düşüyor,üstünden  ip bağlayıp geri kıvırmıştım:))) Annem uzun zaman sonra farketti güzelim kumaşın paçavra bir eteğe dönüştüğünü,Kızmadı bana.NİDA'NIN İŞLERİ işte dedi.Benim bu maceralarım uzun yıllar devam etti.Yapmaya çalıştığım şeylere hep NİDA'NIN İŞLERİ denildi .Hiç bıkmadım bir şeyler yapmaya çalışmaktan.Ortaokula geldiğimde Ev Ekonomisi dersi görüyorduk, orda bebek patiği örmüştüm rengi sarıydı en zor modellerden biriydi.Sınıfta yapamayanlar gelip bana soruyordu.Harika hissediyordum kendimi 100 almıştım o işimden.Sonra etamin işi öğretti bize öğretmen onuda alnımın akıyla yaptım.Etamin işinin önü kadar arkasınında nasıl göründüğü önemliydi benimki iyiydi tertemizdi arkası ondanda 100 puan almıştım

26 Mayıs 2014 Pazartesi

MERHABA BEN GELDİM




           Yolculuğum çok uzun zaman önce başladı aslında.Daha küçük bir çocukken,boyumdan büyük şişlerle elbezi örmeye çalışırdım .Nasıl yapacağımı göstersin diye; annemin ya da babaannemin peşlerinde, artık bulduğum yünlerle, şişlerle dolaşır dururdum.Sonunda örerdim o bezi,bir de konuldumu mutfağa, yıkandımı o bezle bulaşıklar, oh değmeyin mutluluğuma .Sonra bana küçük şiş aldılar Göztepe'deki tek tuhafiye olan Şişko Ahmet'ten.Hala var o dükkan.Benim yaşımıda hesaba katarsak rahat 40 yıllık bir dükkan. Şişko Ahmet yaşıyormu bilmiyorum ama en son gittiğimde dükkanı oğlu işletiyordu .Hala eski, hala o günlerdeki gibi.
Bir çift kırmızı ayakkabı alınmış gibi,dünyanın en güzel bebeği verilmiş gibi sevinmiştim o şişlere sahip olunca, bir de artık olmayan yeni bir çile yün çocukmuyum? uçuyormuyum.?mutlumuyum? Evet evet  tam da öyleyim.Ör nida. Şişe ilmek atmayı öğren. Başlamak zordur örgüye, ilk sırayı ördünmü gerisi kolay. Sabır Nida. İlmek mi kaçtı? Hay allah sök Nida.Kesmeyi de öğrendik mi tamamdır. 6 yaşlarında yapabildiğim tek el işi buydu.Bebeklerime kazak ,etek elbise örmeye başladım.Böyle başladı benim el işi yolculuğum.